Türk Basınında Atatürk'ün Vefatı

Anasayfa »

  1. Özel Günler »
  2. 10 Kasım »

Türk Basınında Atatürk'ün Vefatı

Atatürk'ün vefat ettiği günlerde Türk basınında konunun nasıl yer aldığı anlatılıyor.

Atatürk’ün ölümü karşısında duyulan üzüntü tarif edilemeyecek denli büyüktür. Olayın yankıları iç ve dış kamuoyunda geniş yer alır. Haberin ardından İstanbul derin bir sessizliğe gömülür. Çocuklar başlarındaki kordela ve fiyongları çıkarır, halk Atatürk’ün siyah tüllerle sarılı resimleri önünde ağlaşır. Radyo günlük yayınını keserek haberi ancak öğle saatlerinde on bir dile çevirerek duyurur ve vecizelerine, gençliğe hitabesine ve hayatını anlatan yazıların okunmasına yer verir. (9)

                Ankara’da bazı vatandaşlar TBMM’ne, kimileri devlet dairelerine veya parti merkezlerine giderek üzüntülerini diğer insanlarla paylaşırlar. Okullarda özellikle kız öğrencilerin şiddetli ağlamaları nedeniyle derslere ara verilir. Üniversitelerde de haber duyulunca büyük üzüntü yaşanır ve İstanbul Üniversitesi hocaları ile birlikte 6.000 üniversite öğrencisi Konferans Salonunda toplanarak Atatürk’ün hatırasını anarak ona bağlı kalacaklarına dair söz verirler. Meclis tatil olmasına rağmen, milletvekilleri burada toplanır ve Atatürk’e silah ve inkılap arkadaşlığı yapmış olanlar onunla ilgili anılarını anlatır ve gün boyu burada vakit geçirirler. Ankara’da bulunan üç sinema kapatılır, kahvehanelerde müzik çalınmaz, halk Atatürk’ün resimlerinin bulunduğu dükkanların önünde toplanır. İstanbul’da da bütün sinema, tiyatro ve eğlence yerleri kapatılır, ışıklı reklamlar söndürülür, dükkanların kepenkleri indirilerek sokaklara hüzün havası hakim olur. Bu arada, İstanbul’da bulunan Elçiliklerin bayrakları yarıya indirilir ve halk Dolmabahçe Sarayının etrafını gazetelerin deyimiyle “tavaf” ederler. (10) Haberin duyulmasıyla dünyanın her tarafından taziye mesajları gelmeye başlar. Taziye mesajlarında ve ölüm haberlerinde en çok “Türk milletinin büyük kurtarıcısı, Büyük dahi, Büyük şef, Büyük devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Babası, Modern Türkiye’nin Kurucusu” ifadeleri yer alır.

                Atatürk’ün ölümü, Türk basınında da, derin üzüntü ifadeleriyle yer alır. 10 Kasım’da akşam gazetelerinde ve ikinci baskılarını yapan gazetelerde konu çeşitli başlıklarla verilir. Cumhuriyet gazetesi yaptığı ikinci baskıda, hükümetin resmi tebliğini çerçeve içine alarak verir. Akşam gazetesi, “Kemalizm Türk milletinin kalbinde ebediyen yaşayacaktır” başlıklı yazıda, “Bütün beşeriyet de Türkler gibi karalar bağlasın, En büyük evladının vücudundan mahrum kalmakla insanlığın kıymeti bir dahi baş azametinde sukut etmiş bulunuyor” diyerek “Benim naçiz vücudum elbette toprak olacaktır. Fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır” şeklindeki sözlerine yer verir. Son Posta gazetesi ise, “Yurdun hudutları müemmen, ordusu kavi, millet aynı idealin, aynı prensiplerin altında her zamankinden ziyade müttefiktir. O da, bunu böyle istiyordu. Milletinin onun çizdiği yoldan hiçbir vakit ayrılmayacağına emniyet getirmişti. Atatürk öldü; onun hatırasına ilelebet sadık kalmayı şiar edinmiş ve buna and içmiş olan Türk milleti sağ olsun” diyerek, genelde her kesimin üzerinde uzlaştığı hatırasına ve mirasına sahip çıkılacağı yönündeki tavrı ön plana çıkarır.

Kaynakça

1. Lord Kinross, Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Türkçesi: Necdet Sander, Sander Yayınları: İstanbul, 1984, s. 749.

2. Atatürk'ün ölüm raporunda, gece yarısı 24.00'dan itibaren komaya girdiği ve koma halinin artarak ölümle sonuçlandığı belirtilmektedir. Ölüm raporunu imzalayan doktorlar Dr. Neşet Ömer İrdelp, Dr. Akil Muhtar Özden, Dr. Nihat Reşat Belger, Dr. Abravaya Marmaralı, Dr. H. Diker, Süreyya Serter, Dr. Kamil Berk, Dr. Mim Kemal Öke, Dr. Asım Arar ve Dr. H. Alataş'tır. Ulus, 11 Kasım 1938.

3. Cemal Kutay, Atatürk'ün Son Günleri, Boğaziçi Yayınları: İstanbul, 1981, s. 163.

4. Ulus, 13 Kasım 1938.

5. Anıtkabir'in yeri konusunda Çankaya, Etnografya Müzesi, Kabatepe (TBMM'nin arkasındaki tepe), Ankara Kalesi, Bakanlıklar, Eski Ziraat Mektebi, Gençlik Parkı, Altındağ, Gazi Orman Çiftliği vb. öneriler yapılmış ancak Rasattepe Ankara'nın her tarafından görülen, tören ve ziyaretlere elverişli bir yer olması nedeniyle kabul edilmiştir. Bu konuda bkz. Serdar Tekin, Atatürk ve Anıtkabir, H.Ü. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans, Ankara, 2004, s. 38-39.

6. 17 Kasım akşamı, geçit düzenli olarak sürerken bir ara vatandaşların ani ilerleyişi ile izdiham yaşanmış ve 7'si kadın olmak üzere 11 kişi izdiham sonucu hayatını kaybetmiştir. Ulus, 19 Kasım 1938.

7. Belgelerle Atatürk, Milli Savunma Bakanlığı Yayını: Ankara, 1999, s. 131.

8. Cenazeye halkın katılımı çok yüksek olmuş, İstanbul'daki son törene 1 milyona yakın kişinin katıldığı ifade edilmiştir. Kurun, 20 Kasım 1938.

9. Ulus, 11 Kasım 1938.

10. Ulus, 13 Kasım 1938.

11. Abdurrahman Çaycı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları: Ankara, 2002 s. 467.

12. Bu konuda geniş bilgi için bkz. Bilal N. Şimşir, "Atatürk'ün Ölümünün Dış Dünyadaki Yankıları", Atatürk'ün Ölümünün 50. Yılı Sempozyumu 31 Ekim-1 Kasım 1988, Ankara Üniversitesi Basımevi: Ankara, 1989, s. 71-93.

13. Şimşir, A.g.e., s. 1335 vd.

14. Bilal Şimşir, Atatürk ve Yabancı Devlet Başkanları, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yayınları: Ankara, 1993, s. 107 vd.

15. Ayın Tarihi, Kasım 1938, Atatürk Özel Sayısı.

16. Bu konuda geniş bilgi için bkz. Orhan Koloğlu, Mazlum Milletler Devrimleri ve Türk Devrimi, Kitap 1, Ankara, s. 93-94.

 

Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 8 Ekim 2016 Cumartesi günü yayınlanmıştır .

Görüşler

*