Toplumsal Alanda Yapılan Devrimler

Anasayfa »

  1. Atatürk Devrimleri »
  2. Atatürk Makaleleri »

Toplumsal Alanda Yapılan Devrimler

Toplumsal alanda yapılan devrimler sayesinde Türk milleti gerici düşünce yapısından çağdaş düşünce yapısında geçerek, toplumsal devrimleri kabul etmiş ve ilericilik kavramını benimsemiştir.

Toplumsal alanda ki devrimleri açıklayalım.

Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması

Cumhuriyet ilan edilinceye kadar olan dönemde tekke ve zaviyeler çok önemli yer tutuyor, Allaha ulaşmak için buralardan geçilmesi gerektiğine ve doğru yolun buralardan öğrenileceğine inanılıyordu. Bir dönem tasavvufa dayanan bilimsel açıdanda çok zengin hizmetler veren bu merkezler, cumhuriyet döneminde yapılmak istenilen tüm yeniliklere karşı çıkarak halkı gerilikci bir yapıya sürükleyeceği için, cumhuriyetle birlikte tekke, zaviye ve türbelerin kapatılma süreci başlayarak, tarikatların gerilişkci yapısı ortadan kaldırıldı.

Kılık ve Kıyafette Değişiklik

Osmanlı döneminde kılık kıyafet olarak geleneksel osmanlı kültürüne ait, fes kavuk ve buna benzer şapkaların kullanıldığı, genelde dini yapıya uygun fistan, faftan gibi giysiler tercih edilirken, Cumhuriyet dönemi devrimleri ile birlikte toplumsal alanda yapılan devrimlerin benimsenme sürecinde, avrupa tarzı takım elbiseler, şık şapkalar ve özellikle bayanlara özel çok şık abiye elbiseler tercih edilmeye başlandı. Özellikle dikkat edecek olursak Türk kılık kıyafet devrimiincelendiğinde, İtalyan çizgilerinin hakim olduğu bir akım oluştuğunu görebiliriz.

Soyadı Kanunu'nun Kabulü

Soyadı kanunu 1934 senesinde yürürlüğe girmiştir be bu tarihten sonra her aile silediği soyadını almaya hak kazanmıştır. Soyadı kanununun çıkma nedenleriarasında en önemlisi evlilik birliğini korumaktı, bu elenildiğinde soyadı değişecek ve bekar olmayan bayanlar belli oılabilecekti, Cumhuriyet dönemi soyadı kanunu, o dönemde, bu açıcan çok önemliydi. Askeri işlemlerden ekonomik işlemlere kadar soyadı olmadığı için yaşanan sorunlar, Soyadı kanununun kabulü ile ortadan kalkmış oldu.

Takvim Saat ve Ölçülerde Değişiklik

Osmanlı dönemi takvim ve saat ölçüleri, çok farklıydı, ormanlı dönemi hicri ve rumi takvimler ile osmanlı dönemi alaturka saat kullanılıyordu. Yani yaz veya kış farketmeden güneşin battığı an saat 12 olarak kabul ediliyordu. Osmanlı dönemi saat kavramı dış ülkelerin saat kavramı ile alakasız olduğundan, ticari açıdan çok büyük sıkıntılar yaşanabiliyordu. Bunun üzerine cumhuriyet dönemiyle birlikte 26 Aralık 1925 günü kabul edilen kanunla birlikte, Rumi ve hicri takvim yerine,miladi takvim, alaturka saat yerine ise, milletlerin saati olarak bilinen eşit zaman dilimine geçildi. Bu satede cumhuriyet dönemi saat ve ölçülerde değişiklikgerçekleşmiş oldu.

Kadın Haklarının Kabulü

Eski Türk devletlerinde kadının yeri çok önemliydi, özellikle hükümdarlar savaşa gittiklerinde, eşleri ülkeyi elçi olarak yönetebiliyor, başlarını kapatmak zorunda kalmıyor ve muhafız gibi pek çok görevi kadınlar üstlenebiliyorlardı. Ancak Türk devletlerinde islamın kabul edilmesinin ardından, kadınlaın bu tür özgürlükçü yapıları kayboldu, kadınlar kapanmak zorunda ve evden mümkün olduğu karar çıkmamaya mahkum edildi. Bir erkeğin birden fazla kadın ile evlenmesi, bir mahlemede iki kadının şahitliğinin bi erkeğin şahitliğine eşit olması gibi ezici hükümleri yaşamak zorunda kalmaları, kız çocukların birastan erkek çocuklar kadar hisse alamaması gibi pek çok maddeyle, osmanlı döneminde kadın hakları ihlalleri meydana glemiştir. Bunun üzerine cumhuriyetin ilanıyla kadın hakları bambaşka bir boyut kazandı, 17 şubat 1926 senesinde medeni kanunun kabulü ile kadınlar toplumsal yaşam içerisinde daha aktif bulunabilmiş ve cumhuriyet ile kadınlar daha geniş haklara sahip olmuşlardır.

Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 16 Eylül 2014 Salı günü yayınlanmıştır , son olarak da 29 Haziran 2016 Çarşamba tarihinde güncellenmiştir .

Görüşler

*