TBMM'nin Açılışı ve Faaliyetleri

Anasayfa »

  1. TBMM »
  2. İnkilap Tarihi »

TBMM'nin Açılışı ve Faaliyetleri

Yukarıda anlatılan gelişmeler üzerine Mustafa Kemal Paşa, ilk önce 17 Mart'ta, Ankara'da bir kurucu meclis toplanmasının gerekli olduğunu belirtti. Ancak, bu fikrin benimsenmeyişi üzerine, 19 Mart 1920'de Anadolu'nun en güvenilir ve stratejik yeri olan Ankara'da olağanüstü yetkililere sahip bir meclisin toplanacağını, bunun için yeni seçimlerin yapılmasını ve İstanbul'dan kaçabilen mebusların da bu meclise katılacaklarını belirten bir tamim yayınladı.

Bunun üzerine, derhal bu yönde çalışmalar başladı. (1)

Bu arada İstanbul’daki Salih Paşa hükümeti üzerindeki baskılar gün geçtikçe daha da artmaktaydı. Nitekim, artan baskılara dayanamayan hükümet 2 Nisan 1920’de istifa etti. Yerine, 5 Nisan’da Damat Ferit Paşa hükümeti kuruldu. Bu yeni hükümet, Ankara’da belirmeye başlayan ve Meclis açılışı da sağlanınca daha da meşruiyet kazanacak olan idareye karşı bütün gücüyle mücadeleye girişti. Nitekim 8 Nisan’da İngiliz Yüksek Komiseri Amiral de Robeck ile görüşen Damat Ferit Paşa, Milli Hareketi ortadan kaldırmak için devletin askeri gücünü kullanmayı ve Ahmet Anzavur’dan istifade etmeyi istediğini, bunlar için İngilizlerden silah ve mühimmat sağlamayı umduğunu bildirdi. (2) Zaten, İngilizler, yukarıda da belirtildiği gibi, Milli Kuvvetlerin Kocaeli önlerine kadar gelmelerinden ve İstanbul Boğazı’nın tehdit altına girmesinden hoşnut değillerdi. Ayrıca, öteden beri kendi politikalarına zıt ve tehdit olarak gördükleri Milli Mücadele’yi ortadan kaldırmak istemekteydiler. Bu sebeple, şimdi İngiltere Savunma Bakanlığı milliyetçilere karşı bazı nizami kuvvetlerin teçhiz edilmesini desteklemeye başladı. Bu girişimden sonra Damat Ferit Paşa ilk olarak, 9 Nisan’da “Kuvay-ı Milliye’nin hem Anadolu’yu korkunç bir istila tehdidine hem de devletin başının gövdesinden ayırmaya sebep olduğu” ifadesinin yer aldığı bir tamim yayınladı. Ardından, Anadolu’da etkinlik kurmak için yeni idari ve askeri atamalara yöneldi. Aynı gün, bu sırada Balıkesir bölgesinde Kuvay-ı Milliye’ye karşı faaliyet göstermekte olan Ahmet Anzavur’a Mir-i Miranlık yani Paşalık rütbesi verilerek Balıkesir mutasarrıflığına tayin edildi. Bunlara ilaveten, Adapazarı ve Düzce yöresinden de halkın ileri gelenlerinden saraya yakın olanları İstanbul’a davet edildi. 11 Nisan’da da Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendinin verdiği milli kuvvetler aleyhindeki fetva yayınlandı ve posta ile her yere gönderildi. (3) Ayrıca, fetva İngiliz tayyareleriyle Anadolu’daki kentlere atıldı. Böylece, halk Kuvay-ı Milliye aleyhine kışkırtılmaya çalışılıyordu. Yine 11 Nisan’da Meclis-i Mebusan padişahın iradesiyle resmen dağıtıldı. Bütün bu gelişmeler derhal etkisini gösterdi ve 13 Nisan 1920’de Düzce’de Kuvay-ı Milliye’ye karşı isyan patlak verdi ve kısa sürede bölgeye yayıldı.

Bu arada, Damat Ferit 18 Nisan 1920’de bir de Kuvay-ı İnzibatiye kararnamesi çıkararak, Kuvay-ı Milliye’ye karşı bir askeri birlik oluşturma yoluna girdi. Bunun yanı sıra, İzmit’te Süleyman Şefik Paşa Komutasında doğrudan Harbiye Nezareti’ne bağlı, İzmit ve Havalisi Fevkalade Komutanlığı kuruldu. Ayrıca, 26 Nisan’da Anadolu’da kontrolü sağlamak gayesiyle, Müşir Zeki Paşa Komutasında Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği kuruldu.

İstanbul’da bu gelişmeler olurken, Ankara’da da Meclis toplama çalışmaları hızla sürdürülmekteydi. Ankara’da bulunan milletvekilleri 11 Nisan 1920’de bir toplantı düzenleyerek, Meclisin 23 Nisan 1920 Cuma günü toplanmasına karar verdiler. Toplanacak meclisin adı da, Büyük Millet Meclisi olarak benimsendi. Nihayet, İstanbul hükümetinin bütün aleyhte girişimlere rağmen ve yapılan çalışmalar sonucunda, Ankara’da 23 Nisan 1920’de büyük bir törenle Büyük Millet Meclisi (BMM) açıldı. Meclisin mebus sayısının 390 olması gerekiyordu. Açılışa ancak 78 mebus katılabilmişti. (4)

BMM’nin açılışının ikinci günü olan 24 Nisan’da Mustafa Kemal Paşa, genel siyasi durumu anlatan ve o ana kadar yapılan çalışmaları değerlendiren uzun ve etkili bir konuşma yaptı. Bu konuşmasının sonunda bir icra vekilleri heyetinin kurulmasını istedi. Mustafa Kemal Paşa, meclisin Milli Mücadele’nin sorumluluğunu üstlenmesini istiyordu. 25 Nisan’da, Meclisin bu yetkiyi nasıl ele alacağı konusu tartışıldı. Zaten, Meclis yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kendinde toplamış, kuvvetler birliği esasına göre kurulmuştu. Meclis, yasaları yapmak ve bunları kendi arasından seçtiği hükümet üyelerine uygulatmakla, iki yetkisini de doğrudan doğruya kendisi kullanıyordu. Sonuçta, bir yürütme kurulu ile bu kurulun Meclisle ilişkilerini, yetkilerini yasallaştırmak için layiha komisyonunun kurulmasına karar verildi. Daha sonra bu yönde seçim yapıldı. Aynı gün, memleketin içinde bulunduğu durumu ve Millet Meclisi’nin bu durumu karşısındaki tavrını belirten aşağıdaki beyanname yayınlandı.

                                               Büyük Millet Meclisi’nin Memlekete Beyannamesi (5)

Anadolu’nun her köşesinden gelen vekillerimizin teşkil ettiği Büyük Millet Meclisi; olanı biteni dinleyip anladıktan sonra millete hakikati söylemeye lüzum gördü. İngilizler tarafından satın alınan ve milleti birbirine düşürmek maksadını güden bazı hainler sizi aldatmak için türlü türlü yalanlar söylüyorlar. İzmir vilayetinin, Adana’nın, Ayıntab, Maraş ve Urfa havalisinin düşmanlar tarafından işgali üzerine silahına sarılan milletdaş ve dindaşlarınızı yine sizi mahv ettirmek için padişah ve halifeye isyan sözünü ortaya atıyorlar. Millet Meclisi, halife ve padişahımızı düşman tazyikinden kurtarmak, Anadolu’nun parça parça şunun bunun elinde kalmasına mani olmak, Pay-ı tahtımızı yine Anavatana bağlamak için çalışıyor. Biz vekillerimiz Cenab-ı Hakk ve Resul-i Erkemin namına yemin ederiz ki padişaha, halifeye isyan sözü bir yalandan ibarettir ve bundan maksat, vatanı müdafaa eden kuvvetleri, aldatılan Müslümanların elleriyle mahv etmek ve memleketi sahipsiz müdafaasız bırakarak elde etmektir. Hind’in, Mısır’ın başına gelen halden mübarek vatanımızı kurtarmak için İngiliz casuslarının sizi aldatmak üzere uydurdukları yalana inanmayın! İzmir’ini, Adana’sını, Urfa ve Maraş’ını, velhasıl vatanın düşman istilasına uğramış kısımlarını müdafaa edenleri din ve milletlerin şerefi için kan döken kardaşlarını arkadan size vurdurmak isteyen alçakları dinlemeyin ve onları Millet Meclisi’nin kararı üzerine cezalandıracak olanlara yardım edin, ta ki din son yurdunu kaybetmesin, ta ki milletimiz köle olmasın. Biz birlik oldukça düşman üzerimize gelemeyeceğini resmen ilan etti. Onun candan özelliği aramızda nifak ve şikaktır. Allah’ın laneti düşmana yardım eden hainlerin üzerinde olsun ve rahmet Tevfik-i halife ve padişahımızı, millet ve vatanı kurtarmak için çalışanların üzerinden eksik olmasın.

                                                                                                                                             Büyük Millet Meclisi Emriyle

                                                                                                                                                             Reis Mustafa Kemal

                                                                              Hakimiyyet-i Milliyye, 1. Sene, No: 25, 28 Nisan 1336 / 1920

Ertesi gün, 26 Nisan’da ise, BMM başkanlık divanı oluşturularak başkanlığa Mustafa Kemal Paşa getirildi. Bundan sonra, Layiha Encümeni hazırladığı beş maddelik tasarısını 1 Mayıs’ta Meclise sundu. 2 Mayıs’ta da İcra Vekillerinin seçilme yöntemine ilişkin kanun çıkarıldı. Buna göre, kuvvetler birliği esasına dayalı olarak meclis hükümeti sistemi getiriliyordu. Bu kanunla meclis üstünlüğü benimseniyor, devlet başkanlığının ihdasına gerek olmadığı ifade ediliyor ve meclise seçilecek, aynı zamanda ona karşı sorumlu olacak meclis başkanının da hükümet başkanı olduğu bir hükümet teşkili öngörülüyordu. Bundan sonra, 3 Mayıs 1920’de, 11 kişilik ilk İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu) oluşturuldu. Seçilen heyet ise, derhal çalışma programlarını yapıp yayımladı. Böylece, Meclis ülke yönetimine el koyuyordu. (6)

BMM bu arada 29 Nisan 1920 tarihinde ülkede meydana gelen olumsuz gelişmeleri önlemek, ayaklanmaları, kışkırtanlarla idare edenleri ve ayaklanmalara katılanları yola getirmek gibi gayelerle bir Hıyaneti Vataniye Kanunu çıkardı. (7) 30 Nisan 1920’de de Avrupa devletleri temsilcilerine, Ankara’da BMM’nin kurulduğunu bildiren birer muhtıra gönderildi. Ayrıca, BMM’nin milli iradeye dayanmayan bir teşekkülle yapılacak hiçbir antlaşmayı kabul etmeyeceği açıklandı.

Kaynakça

1. Adnan Sofuoğlu, "Genel Hatlarıyla TBMM'nin Milli Mücadeledeki Rolü", Abdurrahman Çaycı'ya Armağan, Ankara, 1995, s. 432-435; İhsan Güneş, Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Düşünsel Yapısı (1920-1923), Eskişehir, 1985, s. 47 vd.

2. İsmet İnönü, Hatıralar, Cilt 1, Yayına Hazırlayan: Sabahattin Selek, Ankara, 1985, s. 199-200; Salahi R. Sonyel, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika, Cilt 1, Ankara, 1973, s. 211-212.

3. Fetva için bkz. Şimşir, A.g.e., s. 42; Karabekir, A.g.e., s. 486.

4. Gelişmeler için bkz. Atatürk, A.g.e., Cilt 1, s. 290-293; Sofuoğlu, A.g.e., s. 344 vd.

5. Bu metin, Prof. Dr. Fatma Acun tarafından hazırlanmıştır.

6. Bu gelişmelerle ilgili bkz. Atatürk, A.g.e., Cilt 1, s. 430 vd.; Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti Dönemi (23 Nisan 1920-29 Ekim 1923), Ankara, 1984, s. 75; Sacit Karaibrahimoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi, İstanbul, 1968, s. 40-42.

7. Bkz. Ergün Aybars, İstiklal Mahkemeleri, Ankara, 1975, s. 60 vd.

 

Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 2 Mayıs 2017 Salı günü yayınlanmıştır , son olarak da 12 Ekim 2017 Perşembe tarihinde güncellenmiştir .

Görüşler

*