Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)

Anasayfa »

  1. Milli Mücadele »
  2. Kongreler »
  3. İnkilap Tarihi »

Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)

2 Eylül 1919'da Sivas'a gelmiş olan Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye hiç vakit kaybetmeden Sivas Kongresi'ni toplama çalışmalarını tamamladılar. Bilahare Kongre, 4 Eylül 1919'da yurdun dört bir yanından Sivas'a gelebilmiş olan 38 delegenin katılımıyla Sivas Lisesi'nde toplandı. (1)

Kongreye katılım beklenen seviyede değildi. Bunun sebebi, Amasya Tamimi’nin İstanbul hükümeti yanlısı hareketlerin karşısında olan Vali ve mutasarrıflar tarafından halka duyurulmamasıydı. Hatta, bunlar katılmak isteyenleri de engelleme yoluna gitmişlerdi. Ayrıca, işgal altındaki bölgelerden de delege seçilip gönderilememişti. Diğer yandan, işgal altındaki İstanbul’da yarı sansür yüzünden gazeteler kongre toplama ve kongrelerde alınan kararları duyurma gibi haberleri yayımlayamıyorlardı. Ancak, böyle bir ortamda toplanıp çalışmalarına başlayan ve mahalli özelliğinin yanı sıra genel bir kongre niteliği taşıyan Sivas Kongresi’nin kararları çok etkili olacaktır.

Kongre çalışmalarına başladığı sırada, bazı delegeler Mustafa Kemal Paşa’nın Kongre Başkanlığı’na getirilmemesi için tertiplere girişmişlerse de, yapılan gizli oylamada Sivas Kongresi başkanlığına yine Mustafa Kemal Paşa seçildi. Kongrenin çalışma konularını ise Erzurum Kongresi kararları ile bir kısım kongre üyelerinin hazırladıkları muhtıralar teşkil ediyordu. Kongrenin ilk üç günü nutuklar, usul hakkında görüşmeler, bu davranışlarının İttihat ve Terakki Partisi ile ilgili bulunmadığının gerekçesi ve yeminlerle geçti. Kongrede tartışılan önemli konulardan biri de, manda ve himaye meselesi idi. Bu, kongreye katılan bazı üyelerin ortaya attığı, kurtuluşun Amerikan Mandası altına girmekle mümkün olacağı görüşü idi. Bu mesele, Mustafa Kemal Paşa’nın tam bağımsızlık ilkesiyle çelişiyordu. Mesele üzerinde uzun müzakere ve tartışmalar oldu. Mustafa Kemal Paşa ve birkaç arkadaşı mandayı kesinlikle reddetti. Rauf Bey’in Amerika’dan bir heyet çağrılması teklifi meseleyi hal yoluna koymuştu. Sonuçta, mandayı savunanlar yenildi ve manda meselesi kesinlikle bertaraf edildi. Bundan sonra Kongre, Erzurum Kongresi’nde alınan kararları bazı değişiklerle benimseyip kendisine mal etti. Böylece bu kararları genelleştirdi. Bu kararlar orijinal haliyle aşağıdaki gibidir.

                                               Sivas Kongresi Beyannamesi (2)

Bütün milletçe malum olan mehalik-i hariciye ve dahiliyyenin tevlid etmiş olduğu intihab-ı milliden doğan kongremiz mukarrerat-ı atiyeyi ittihaz etmiştir.

1. Devlet-i Aliye-i Osmaniyye ile Düvel-i İtilafiyye arasında münakid mütarekenamenin imza olunduğu 30 Teşrin-i Evvel 1919 tarihindeki hududumuz dahilindekalan ve her noktası İslam ekseriyet-i kahiresiyle meskun olan memalik-i Osmaniyye aksamı yekdiğerinden ve camie-i Osmaniyye’den gayr-ı kabil-i tecezzi ve hiçbir sebeple iftirak etmez bir küll teşkil eder; memalik-i mezkurede yaşayan bi’l-cümle anasır-ı İslammiyye yekdiğerine karşı hürmet-i mütekabile ve fedakarlık hissiyatiyle meşhun ve hukuk-ı ırkıyye ve içtimaiyeleriyle şerait-i muhitiyyelerine tamamiyle riayetkar öz kardeştirler.

2. Camia-i Osmaniyye’nin tamamiyeti ve istiklal-i millimizin temini ve makam-ı muallayı hilafet ve saltanatın masunyeti için Kuva-yı Milliyy’yi amil ve İrade-i Milliyye’yi hakim kılmak, esas-ı kat’idir.

3. Memalik-i Osmaniyye’nin herhangi bir cüzine karşı vaki olacak müdahale ve işgale ve bi’l-hassa vatanımız dahilinde müstakil bir de Rumluk, Ermenilik teşkili gayesine matuf arekata karşı Aydın, Manisa ve Balıkesir cephelerinde mücahedat-ı milliyyede olduğu gibi müttehiden müdafaa ve mukavemet esas-ı meşruu kabul edilmiştir.

4. Öteden beri aynı vatan içinde birlikte yaşadığımız bi’l-cümle anasır-ı gayr-ı müslimenin her türlü hukuk-ı tabiiyetleri tamamiyle mahfuz olduğundan anasır-ı mezkuruye Hakimiyyet-i siyasiyye ve muvazenet-i ictimaiyyemizi ihlal edecek imtiyazat itası kabul edilmeyecektir.

5. Hükümet-i Osmaniyye bir tazyik-i harici karşısında memleketimizin herhangi bir cüz’ini terk ve ihmal etmek ıztırarında bulunduğu takdirde makam-ı hilafet ve saltanatla vatan ve milletin masuniyet ve tamamiyetin kafil her türlü tedabir ve mukarrerat itihaz olunmuştur.

6. Düvel-i İtilafiyye’ce müterakenamanin imza olunduğu fi 30 Teşrin-i Evvel sene 1335 tarihindeki hududumuz dahilinde kalıp bir ekseriyet-i İslamiyye ile meskun olan ve harsi ve medeni faikiyeti müslümanlara ait bulunan vahdet-i mülkiyyemizin taksimi nazariyesinden bi’l-külliye fergatle bu topraklar üzerindeki hukuk-i tarihiyye, ırkıyye, diniyye ve coğrafiyyemize riayet edilmesine ve buna mugayir teşebbüsatın ibtaline ve bu suretle hakk u adle müstenid bir karar ittihaz olunmasına intizar ederiz.

7. Milletimiz insani, asri gayeleri tebcil ve fenni, sınai ve iktisadi hal ve ihtiyaçlarımızı takdir eder. Binaenaleyh devlet ve milletimizin dahili ve harici istiklali ve vatanımızın tamamiyeti mahfuz kalmak şartıyla altıncı maddede musarrah hudud dahilinde milliyet esaslarına riayetkar ve memleketimize karşı istila emeli beslemeyen herhangi devletin fenni, sınai ve iktisadi muavenetini memnuniyetle karşılarız. Ve şerait-i adile ve insaniyyeyi muhtevi bir sulhun de acilen takarrürü selamet-i beşer ve sükun-ı alem namına ahass-ı milliyyemizdir.

8. Milletlerin kendi mukadderatını bi’z-zat tayin ettiği bu tarihi devirde hükumet-i merkeziyyemizin de irade-i milliyyeye tabi olunması zaruridir. Çünkü: İrade-i milliyyeye gayr-ı müstenid herhangi bir heyeti-i hükümetin indi ve şahsi mukarreratı milletçe muta olmadıktan başka haricen de muteber olmadığı ve olmayacağı şimdiye kadar mesbuk ef’al ve netayic ile sabit olmuştur. Binaenaleyh milletin içinde bulunduğu hal-i zucret ve endişeden kurtulmak çarelerine bi’z-zat tevessüle hacet kalmadan hükumet-i merkeziyyemizin meclis-i milliyi hemen ve bila-ifatei an toplaması ve bu suretle mukadderat-ı millet ve memleket hakkında ittihaz eyleyeceği bi’l-cümle mukarreratı meclis-i murakebesine arzetmesi mecburidir.

9. Vatan ve milletimizin maruz olduğu mezalim u alam ile tamamen aynı gaye ve maksatla vicdan-ı milliden doğan vatani ve milli cemiyetlerin ittihadından mütehassıl kütle-i umuyye bu kerre “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” ünvanıyle tevsim olunmuştur. Bu cemiyet her türlü fırkacılık cereyanlarından ve ihtirasat-ı şahsiyyeye külliyen müberra ve münezzehtir. Bi’l-cümle Müslüman vatandaşlarımız bu cemiyetin aza-yı tabiiyesindedir.

10. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin 4 Eylül 1919 tarihinde Sivas şehrinde in’ikat eden umum kongresi tarafından maksad-ı mukaddesi takib ile teşkilat-ı umumiyyeyi idare için bir “Hey’et-i Temsilliyye” intihab edilmiş ve köylerden vilayet merkezlerine kadar bi’l-cümle teşkilat-ı milliyye takviye ve tevhid olunmuştur.

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti

Umumi Kongre Hey’eti

Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, Vesikalar, 1927, Vesika No: 130.

Ayrıca, bu kongrede, Vilayat-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti bütün ülkeyi içine alacak biçimde genişletildi. Bunun için tüzükte gerekli değişiklikler yapıldı ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin nizamnamesi oluşturularak Sivas Valiliği’ne verildi. Böylece Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulup resmi mahiyet kazandı. Bu suretle Milli Teşkilat bütün vatana yayılmış oldu. Bundan sonra, Milli Mücadele bu cemiyet aracılığı ile yürütülecektir. Kongrede ayrıca, milletçe müdafaa ve mukavemet esası kabul edildi. Bu doğrultuda vatanın herhangi bir parçası hükümetçe terk edildiği takdirde bir geçici hükümet kurularak, yönetimin millet adına ele alınacağı karar altına alındı. Kongrenin İstanbul hükümetinden ısrarla istediği diğer bir husus da, Padişah tarafından 21 Aralık 1918’de dağıtılmış olan Meclis-i Mebusan’ın bir an önce toplanmasının sağlanması idi.

Kongre nihayet, Erzurum Kongresi’nde seçilmiş olan 9 kişilik Heyet-i Temsiliye’ye 6 kişi daha ekleyerek çalışmalarını 11 Eylül 1919’da tamamladı. Ayrıca, Kongre, Ali Fuat Paşa’yı Batı Anadolu Umum Kuvay-ı Milliye Kumandanlığı’na tayin etmekle, yürütme yetkisine sahip olduğunu gösterdi. Bu arada, 13 Eylül’de Sivas’ta, Kongrenin aldığı kararlar doğrultusunda yayın yapmak üzere İrade-i Milliye adlı bir gazete yayımlandı. Bu esnada Mustafa Kemal Paşa Sivas Kongresi’nin bitiminden bir hafta sonra Sivas’a gelen Amerikan General J. G. Harbord’la görüşmesinde, kendisine yeni bir Türk Devleti kurma arzusunu açıkça belirtmişti. (3)

Kaynakça

1. Sivas Kongresi için bkz. Vehbi Cem Aşkun, Sivas Kongresi, İstanbul, 1963; Goloğlu, A.g.e., s. 65 vd.

2. Bu metin, Prof. Dr. Fatma Acun tarafından hazırlanmıştır.

3. Sivas Kongresi için ayrıca bkz. Bekir Sıtkı Baykal, Heyet-i Temsiliye Kararları, Ankara, 1974; Uluğ İğdemir, Sivas Kongresi Tutanakları, Ankara, 1986.

 

 

Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 8 Nisan 2017 Cumartesi günü yayınlanmıştır .

Görüşler

*