Mehmet Akif Ersoy 10 Kasım Şiirleri

Anasayfa »

  1. Şiirler »
  2. Özel Günler »
  3. 10 Kasım »

Mehmet Akif Ersoy 10 Kasım Şiirleri

Cumhuriyet'in kurucusu, Türk Milleti'nin talihini baştan sona değiştirip yeniden yazan Mustafa Kemal Atatürk, 1938'in başlarına gelindiğinde hastalık belirtileri iyice artmaya başlamıştı. Karıncıların ısırmasında dolayı kaşındığını düşünse de acı gerçek Yalova'da ortaya çıkacaktır. Evet; Mustafa Kemal siroz hastalığına tutulmuştu ve bir an önce tedaviye başlamalıydı.

Paşa ilk başlarda tedaviye ayak uydurmaya çalışsa da yapılacak çok iş vardı ve memleketin halen ona ihtiyacı vardı. Yorgun bedeni buna daha fazla dayanamadı ve o soğuk sonbahar sabahı; 10 Kasım 1938'de arkasında gözü yaşlı milyonları bıraktı ve gitti.

1938 tüm ülke için bir buhran yılıydı ve 10 KASIM 1938'e yazılan binlerce şiir, binlerce ağıt dillere pelesenk oldu. Tüm ülke o günü unutmak istedi ama bir sene sonra yine geldi o kara gün. Okullarda çocuklar 10 Kasım Şiirleri okudular, atayı yad ettiler, öğretmenlerinden tekrar tekrar onu dinlediler. En güzel 10 Kasım Şiirleri dilden dile dolaştı, şiirler yaş oldu gözlerden aktı.

Aradan yıllar, on yıllar geçti ama bu millet, bu vatan evlatları her sene 10 Kasım'da yine ataları için göz yaşı döktü. Daha konuşmayı yeni söken çocuklar kısa kısa On Kasım Şiirleri ezberledi, büyüklerin içini burktu. Teyzeler nineler saat 9'u 5 geçe ataya selam durdu eskilere daldı.

Yine bir on kasım arefesindeyiz ve acı gün yine gelip çattı. Okullarda yine en güzel 10 Kasım Şiirleri seçilecek, ataya armağan edilecek. Saat 9:05 olduğunda tüm hayat duracak ve tüm yurt Ata'ya selam verecek. Ülke en büyük kaybına ağlayacak.

Nur içinde yat Gazi Mustafa Kemal Paşam.

CENK ŞARKISI

Yurdunu Allah'a bırak çık yola
Cenge deyip çık ki vatan kurtula 
Böyle müesser mi gaza her kula 
Haydi levent asker uğurlar ola!

Ey sürüden arkaya kalmış yiğit! 
Arkadaşın gitti/yetiş sen de git. .
Bak ne diyor cedd-i şehidin, işit: 
"Durma git evladım ,uğurlar ola!

"Durma git evladım,açıktır yolun
Cenge sıvansın o bükülmez kolun. 
Süngünü tak,ön safa geçmiş bulun, 
Uğrun açık olsun, uğurlar ola!"

"Yerleri yırtan sel olup taşmalı,. 
Dağ demeyip taş demeyip aşmalı! 
Sendeki coşkunluğa el şaşmalı, 
Haydi evladım uğurlar ola!"

"Yükselerek kuş gibi Balkan'lara 
Öyle satır at ki kuduz Bulgar'a
Bir daha Osmanlı'ya güç sırtara
Git de gel evladım uğurlar ola!"

"Düşmana çiğnetme bu toprakları 
Haydi kılıçtan geçir alçakları! 
Leş gibi yatsın kara bayrakları, 
Kahraman evladım uğurlar ola!"

Balkanı bildin mi nedir hemşeri?
Sevgili ecdadının en son yeri
Bir sıla isterdin a çoktan beri
Şimdi tam vaktidir. ..Uğurlar ola!

Balkanın üstünde sızan her pınar, 
Bir yaradır,durmadan içten kanar. 
Her taşın kalbini deşsen bir mezar 
Gör ne mübarek yer, uğurlar ola!

Eş hele bir dağları örten karı; 
Ot değil onlar dedenin saçları! 
Dinle:Şehit sesleridir,rüzgarı! 
Durma levent asker...Uğurlar ola!

Ey vatanın şanlı gaza mevkibi 
Saldırınız düşmana arslan gibi. 
İşte Hûda yaveriniz,hem nebi. 
Haydi gidin,haydi,uğurlar ola!

MEHMET AKİF ERSOY

Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 10 Kasım 2014 Pazartesi günü yayınlanmıştır , son olarak da 29 Haziran 2016 Çarşamba tarihinde güncellenmiştir .

Görüşler

*