İstiklal Marşı Şiir

Anasayfa »

  1. İstiklal Marşı »

İstiklal Marşı Şiir

istiklal marşı şiiri 10 kıta, istiklal marşı şiiri sözleri,istiklal marsi sozleri,istiklal marşı sözleri 10 kıta,istiklal marşı şiiri mehmet akif ersoy

Kabul Edildi İstiklal Marşı

Çarpışıyordu yurdun dört yanında Mehmetçikler
Can veriyordu milleti için birer birer
Nice ocaklar söndü yaşandı nice keder
Kanlarımızla başardık bizimdir bu zafer
Almıştık milletçe bu yurdu memleketi
Anlatılmalıydı bu zafer bu ulu sevgi
Toplandı şairler yazmak için İstiklali
Bütün vatandan yüzlerce şiir geldi
Mehmet Akif yazmıştı en güzelini
Ama istemiyordu o ödülü hediyeyi
Para için mi yazmıştı bu şiiri
Sadece vermek istiyordu millete en iyisini
Ama Mehmet Akif kararından emindi
Bu marşa ödül verilmesi ona uygun değildi
İşe koyuldu sonunda mecburen Hasan Basri
İkna edecekti şiiri vermekte Mehmet Akif’i
TBMM’de okunurken Akif’in şiiri
Heyecanlandırdı dinleyen bütün Meclisi
Ayakta alkışladı bütün milletvekilleri
Anlatıyordu bu şiir kazanılan zaferi
Mehmet Akif’in şiiri coşkuyla karşılandı
Bu yüce Türk Milletinin artık bir marşı vardı
Yankılanacaktı bu zafer unutturmayacaktı savaşı
İnletecekti tüm yurdu inletecekti Türk Halkını
Sahiplenmedi Akif bu şiiri yüce marşı
Millete hediye ettiğini nasıl kendine alırdı
Kitabına da koymadı istese de yapamazdı
Çünkü yüce milletin kalbine gömdü bu marşı
Yoktu bestesi marşını istiyordu Türk Halkı
Kemal Paşa duymuştu Üngör’ü Ankara’ya çağırdı
Ulu marşa güzel bir beste yazdı
Sevmişti Türk Halkı besteyi bağrına bastı
En sonunda marşımız bestesiyle hazırdı
Yıllarca ulusumuzun göğsünü kabarttı
Zor günlerde millete oldu moral kaynağı
Her mısrasında milleti coşkuyla ayağa kaldırdı

Uğur Altay

İSTİKLAL MARŞI’NA

Korkmadım!
Sen ‘KORKMA’ dediğin günden beri korkmadım.
Ne al sancağımın sönmesinden,
Ne de tek dişi kalmış canavarın ulumasından.
Mıhlanıp kaldım yerimde
Seni her duyduğumda.
Başım dik, gözüm gökyüzünde.
Düşündüm bastığım yerlerdeki kefensiz yatanları.
Unutmadım!
Unutmam ben şehit oğluyum.
Dünyaları alsam da vermem
Bu vatanın tek bir taşını.
Kükremiş sel gibi taştım.
Mabetlere değmesin diye düşman eli
Siper ettim gövdemi;
Vuruldum…
Ay, hilaldi o gece.
Vuruldum!
Kanım toprağa aktı,
Bayrağıma renk oldum.
Yadigar Dayan YILMAZ

İstiklâl Marşını Dinlerken

Borazanbaşı, borazanbaşı
Akşamları batan güneşe karşı
Alışılmış bir ibadet gibi
Çaldığınız o İstiklâl Marşı
Yıllardır her kulakta yer etmiş
Gür nağmeleriyle tutanken arşı
Az rastlanır bir huşu içinde
Ayakta dinleriz bütün çarşı
Hayal »gibi, vehim gibi bir şey
Sanki memleketin dağı taşı
En sadık bekçisi tarihimin
Kesilir ansızın şehit naşı.
Bir meçhul askerler mahşeriyle
Hatırlatır o yaman savaşı.
Yanık türkülerinden biliriz
Yemen Çölü’nü, Sarıkamış’ı
Kurduna kuşuna sor söylesin
Neydi Türk’ün o günkü telâşı?
Karalar giymiş Anadolu
Kan bir yandan, bir yandan gözyaşı
Sürmedi çok şükür o(kıyamet
Gecenin ‘birinde fecre karşı
Güneşten evvel doğdu ufukta
Mustafa Kemal’in altın başı.

Cahit Sıtkı TARANCI

İstiklâl Marşı'mız

Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. 
Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. 
Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. 
Küçümsemem ama, benzetirim şişirilmiş bir balona. 
Marşımız kahramanlar destanı. Gönülden oku, benimse! 
İstiklali, hürriyeti, ruhu anlatır bu marş benimse. 
Milletin tarih ve ülküsünü bu nesle yansıtan değer. 
Dillerin, kalplerin coştuğu bu dizeler her şeye değer. 
Bir sestir o, Hakkı; istiklâli, direnci haykıran bir ses. 
Bütün zaferlerimizi, mısra mısra soluklayan nefes. 
Şahlandırır Milli Mücadele ruhunu, ortaya döker. 
Vatanıma saldıran köpeğin dişlerini kökünden söker. 
Bedir aslanına denk Mehmetin, Fatihin, Yavuzun sesi. 
Bu gönülden kükremeyi duyan hainin kaçar neşesi. 
Başka İstiklal Marşını Allah, bu millete yazdırmasın. 
Vatanımda düşmanlara kendi mezarını kazdırmasın. 

Necmi Ünsal

Mehmet Akif

(Marşın) okunurken vatanın her bir ucunda,
Bin meş'ale yanmakta, ilahı avucunda.
(Marşında) bir umman kesilen devreye girdin!
Mehmetçiğin imanını (hep vecde getirdin!

Yükseldiğin iklim, bulut ermez tepelerdir,
Ruhundaki yıldız, güneşlerden eserdir!
Duydukça coşar, vecde gelir (marşını) her yer!
Gök kubbenin altında, kefensiz yatan erler!

Ali Ulvi KURUCU

İstiklâl Marşı’mız

Çekilen tetiklerden, kaynayan hedeflerden,
Bir marş yarattı Akif, o yiğit yüreğinden
Bağımsızlık türküsü, kurtuluşun destanı,
Bu ne yüce deyiştir, söyle yaşat atanı.
Kurtuluş günlerine şairce bir bakıştır.
Toplumun yüreğinden inançla haykırıştır.
Coşkulu söyleyelim, inlesin dağlar taşlar!
Marşımızı söylerken, yücelir tüm yurttaşlar.
Kötü talihimizin tersine döndüğünde,
Saldıran bileklerin güçle büküldüğünde,
İstiklâl Marşı doğdu, sonra da bestelendi,
Milletçe bir ağızdan coşkuluca söylendi.
Yeniden dirilişin ve yeniden doğuşun, .
Şahlanan destanıdır o milli ‘kurtuluşun.
Damarımızdaki ‘kan, bileğimizdeki güç,
Bu ulusal sesleniş, bu ulusal bir övünç!
Cesur ulusumuzun gönlüne doğdu bu marş,
Bu bizim marşımızdır, söyle, haykır arkadaş!
Bizlere güç vermekte birlikte söylendikçe,
Yüreklice söyleriz, haykırırız erkekçe!

Uğur Altay

İstiklal Marşı

Yirmi Üç Nisan günü
Yeni meclis açıldı
Egemenlik hakları
Tüm ulusa verildi.

Ay yıldızlı Bayrağım
Göklerin süsü oldu
Tüm yolumuz aydınlık
Bahtımız açık oldu

Yeni Türk Devletinin
İstiklâl Marşı yoktu
Marş yazacak olaylar
Bu ulusta pek çoktu

Eğitim bakanımız
Sayın Hamdullah Suphi
Ulusun özlediği
Yarattı ortak ruhu

Marş güzel olsun diye
Yarışma düzenlendi
Seçilen tüm şiirler
Dikkatle incelendi

Ödüllü bir yarışa
Âkif katılmamıştı
Böyle kutsal bir işten
Para istememişti

Kurulan komisyona
Yüzlerce şiir geldi
Bunların içeriği
Bekleneni vermedi

Bunun için Âkif en
Marş yazması istendi
Bu ulusun ruhunu
O da iyi bilendi

Türkün inanç gücünü
Bu marş getirdi dile
Ölümü yendi Âkif
İstiklâl Marşı ile

Meclisin kürsüsünden
Tam üç defa okundu
Bütün vekillerimiz
Kalktı ayakta durdu

O günkü bakanımız
Hamdullah Suphi idi
Marşımızı okurken
Ne de görkemli idi

Gür sesiyle okudu
İstiklâl Marşımızı
Dik tutmaya başladık
O günden başımızı

Bin dokuz yüz yirmi bir
Mart ayının birinde
Alkışlar kopuyordu
Ulusun Maclisinde

Marşımızı dinlerken
Tüm ruhlar doldu taştı
Âkifle Tanrıöver
Saygınlığa ulaştı

Yüce Büyük sanatçı
Mehmet Âkif Ersoyla
Türklük ayağa kalktı
Yazdığı kutsal marşla

Bayrağım al bayrağım
Türk dünyası bayrağım
Önünde boyun büktü
Dost ve düşman bayrağım

Bizlere güneş oldun
Aydınlandı dünyamız
Helal olsun hep sana
Dökülen kanlarımız!

Kemal KAHRAMANOĞLU

İSTİKLAL MARŞI 10 KITA

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; 
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; 
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! 
Kahraman ırkıma bir gül... Ne bu şiddet, bu celâl? 
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl; 
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! 
Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım; 
Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar; 
Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
«Medeniyyet! » dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın; 
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri «toprak! » diyerek geçme, tanı! 
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ? 
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ! 
Cânı, cânânı, bütün vârımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlâhî şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli; 
Bu ezanlar -ki şehâdetleri dînin temeli-
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım; 
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım! 
O zaman yükselerek Arş’a değer, belki, başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! 
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyyet; 
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.

Mehmet Akif Ersoy

Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 28 Şubat 2018 Çarşamba günü yayınlanmıştır .

Görüşler

*