İstiklal Marşı Anlamı Kısa

Anasayfa »

  1. İstiklal Marşı »

İstiklal Marşı Anlamı Kısa

İlk kıtada milletimize ve ordulara cesaret vermek amacıyla korkma kelimesi ile başlıyor. Bayrağın bir milletin tam bağımsızlık sembolü olduğunu anlatıyor ve onun uğruna kanın son damlasına kadar savaşılacağını belirtiyor.

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

İlk kıtada milletimize ve ordulara cesaret vermek amacıyla korkma kelimesi ile başlıyor. Bayrağın bir milletin tam bağımsızlık sembolü olduğunu anlatıyor ve onun uğruna kanın son damlasına kadar savaşılacağını belirtiyor.

Çatma, kurban olayım, çehrene ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal.

İkinci kıtada vatanın bazı topraklarının işgal edildiğini bayrağın bu işgallere kızgın olduğunu, bayrakta bulunan hilalin de nazlı bir yârin kaşları gibi çatık olduğunu anlatıyor.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

Bu kıtada ben olarak söylenen Türk vatanıdır. Bu vatan geçmişten beri özgür yaşamıştır ve daima öyle olacaktır. Ondan bu özgürlüğü almak isteyen bilmelidir ki çok büyük cezalar ile cezalandırılacaktır.

Garb'ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
''Medeniyet!'' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Burada işgalci Avrupalılara meydan okunmaktadır. 20. Yy da olan medeniyet daha önceki yüzyıllarda olan medeniyetten oldukça uzak olduğunu anlatıyor.

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Burada cesur, kahraman Türk askerine sesleniliyor vatan için ne olursa olsun kanın son damlasına kadar savaşılması gerektiği anlatılıyor. Düşmanın işgalinin kısa sürede biteceğine, zaferler yaşayacağımıza Allah'ın bize edeceği yardımdan bahsediyor.

Bastığın yerleri ''toprak!'' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Vatanın ne kadar değerli olduğunu askerlere anlatıyor. Toprak ile vatan arasında olan farkın toprağı bir vatan haline gelebilmesi için onun uğruna savaşanlardır diyor. Toprak her yerde topraktır ancak bu toprakların bağımsızlığı uğruna çok canlar verilmiştir ve değeri bilinmelidir.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Vatanımız cennet kadar değerlidir ve bu vatan toprakları için herkes canını verebilir. Toprağı sıksak her zerresinden şehitlerimiz kanı çıkar çünkü onlar bu ülkeyi kurtarmak için canlarını feda etti. Her şeyimiz alınsa da bu vatandan bizi ayrı koymasın.

Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli:
Değmesin ma'bedimin göğsüne namahrem eli;
Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli
Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli.

Burada Allah'a dua söz konusu ve ibadet yapılan yerlere el değmemesi için dualar ediliyor. Okunan ezanların dinin temeli olduğunu ve Türk milleti üzerinden hiçbir zaman ayrılmaması gerektiğini söylüyor.

O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım;
Her cerihamda, İlahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım!
O zaman yükselerek Arş'a değer, belki, başım.

Ezan sesleri ne kadar milletimiz üzerinde yükselirse şehit ruhları o kadar rahat edecektir. Ezan ölüleri de etkiler bu yüzden şehitlerimizin ruhları da rahata kavuşacaktır.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal.

Burada zaferin heyecanı yaşanıyor. Bayrağımız göndere çekildikçe en yükseklerde dalgalandıkça Türk milleti tam bağımsızlığına, özgürlüğüne kavuşacaktır. Yok, olma korkusu tarihe karışmıştır. Bayrak tamamen şehit kanlarını kabul etmiştir. Bağımsızlık ve özgürlük Allah'a inanan bu milletin hakkıdır.

Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 18 Eylül 2014 Perşembe günü yayınlanmıştır , son olarak da 7 Kasım 2017 Salı tarihinde güncellenmiştir .

Görüşler

  1. Abdullatif
    22 Eylül 2016, Perşembe 09:31

    Tam aradığım yorumlar.Kısa ve öz.????????????

*