İstanbul Hükümetleri ve Heyet-i Temsiliye

Anasayfa »

  1. Milli Mücadele »
  2. Kongreler »
  3. İnkilap Tarihi »

İstanbul Hükümetleri ve Heyet-i Temsiliye

Anadolu'da ortaya çıkan Kongreler ve bu şekilde meydana getirilen teşkilatlanmalar karşısında, İstanbul'daki hükümetin başında bulunan Damat Ferit Paşa bütün gücüyle direniyor, bu tür hareketleri engellemeye çalışıyordu. Bu doğrultuda, Batı Anadolu'daki faaliyetleri engellemek üzere Ahmet Anzavur'u görevlendirip bölgeye yolladığı gibi, Sivas Kongresi girişimlerini engellemek üzere de, Ali Gaip'i Elazığ Valiliği'ne tayin etmişti.

Mustafa Kemal Paşa Sivas’a ilk gelişinde, Sivas’ta bulunan Ali Galip’le görüşmüş ve Onu ikna etmiştir. Fakat yine de, Ali Galip daha sonra Sivas’ı basarak Kongreyi dağıtmak ve Mustafa Kemal Paşa’yı tutuklamak üzere harekete geçip Elazığ’dan Malatya’ya gelmiştir. Ancak, Mustafa Kemal Paşa’nın direktifiyle üzerine gönderilen askeri birlikler bunu önlemiştir. Aynı şekilde, Ahmet Anzavur’un girişimleri de engellenmiştir.

Bu gelişmelerin akabinde ve Sivas Kongresi’nden bir müddet sonra Heyet-i Temsiliye Anadolu’da denetimi büyük ölçüde sağladı. Bu durum karşısında Damat Ferit Paşa Anadolu’da kaybettiği denetimi tekrar sağlamak ve Mustafa Kemal Paşa’nın nüfuzunu kırmak gayesiyle Anadolu’ya sevk etmek üzere yeni bir askeri güç oluşturmak istedi. Bunun için İstanbul’daki İtilaf Devletleri temsilcilerine müracaat etti. Damat Ferit Paşa bu müracaatında, Eskişehir’e iki bin kişilik bir kuvvet gönderilmesi gerektiğini belirtmekte ve bu kuvvetin Mustafa Kemal Paşanın hareketini frenleyeceğini, bu şekilde İstanbul’un tehlikeye düşmesinin önleneceğini ifade etmekteydi.

Bütün bu gelişmelerle birlikte, bu yöndeki diğer girişimler Heyet-i Temsiliye tarafından Padişah’a bildirilmek istendi. Fakat, çekilen telgraflar Padişaha ulaştırılmadı. Bu durum karşısında Heyet-i Temsiliye, Damat Ferit Paşa Hükümetini meşru kabul etmeyip ona karşı mücadele etme kararı aldı. Arkasından, 12 Eylül’de, bütün bu gelişmeleri ortaya koyan bir bildiri yayınlayarak namuslu kişilerden yeni bir hükümet kurulmasını istedi. Bunun için de, İstanbul hükümeti ile yönetim yönünden ilişkiyi ve  İstanbul ile her türlü telgraf ve posta haberleşmesini kesmeye karar verdi. Bu karar bütün vilayetlere ve yabancı devlet temsilcilerine duyuruldu.

Bir taraftan bu gelişmeler olurken, diğer taraftan Damat Ferit Paşanın yukarıda belirttiğimiz müracaatına İngiliz ve Fransız yüksek askeri yetkilileri, şimdiki hükümete etkin bir destek verecek güçlerinin olmadığı şeklinde cevap verdiler. Esasında, Damat Ferit Paşa hükümetinin, Anadolu’da tekrar otorite kuracağına dair ümitleri kalmadığı gibi, oluşturulacak böyle bir kuvvetin Kuvay-ı Milliyeye katılacağından da endişe etmekteydiler. Nitekim, bu teklife 29 Eylül’de olumsuz cevap verdiler.

Bu gelişmeler karşısında başkaca dayanak noktası kalmayan Damat Ferit Paşa hükümeti kendi başına kalmış gibiydi. Nihayet, Damat Ferit Paşa 30 Eylül 1919’da istifa etmek zorunda kaldı. (1) Bunun üzerine, Padişah Vahdettin, yeni hükümeti Tevfik Paşa’ya kurdurmak istedi. Ancak, Tevfik Paşa bunu kabul etmeyince, 2 Ekim 1919’da Ali Rıza Paşa yeni hükümeti kurdu. Böylece, Heyet-i Temsiliye Anadolu’daki gücünü ortaya koyuyordu. Yeni hükümet, Damat Ferit Paşa hükümetinin aksine İngiliz siyasetine uygun hareket etmiyor, milli menfaatleri ön plana çıkarıyor ve milliyetçi bir hüviyet taşıyordu.

Kaynakça

1. Paul Cilt Helmerich, Sevr Entrikaları, Çeviren: Şerif Erol, İstanbul, 1996, s. 177-178.

 

Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 14 Nisan 2017 Cuma günü yayınlanmıştır .

Görüşler

*