Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)

Anasayfa »

  1. Milli Mücadele »
  2. Kongreler »
  3. İnkilap Tarihi »

Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)

27 Haziran 1919'da Sivas'a gelen Mustafa Kemal Paşa, burada Vali Reşit Paşa tarafından karşılandı. Bir gün sonra ise Erzurum'a gitmek üzere Sivas'tan hareket etti. Mustafa Kemal Paşa Sivas'ta iken Dahiliye Nezareti'nin verdiği emri yerine getirip, kendisini görevinden alıkoymak isteyen Elazığ Valiliğine atanmış olan Ali Galip ile görüştü. Onu sorguya çekerek bu girişimini önledi.

Bu sırada hükümet, geri çağrıldığı halde riayet etmeyen ve yetkisini aşan girişimlerde bulunan Mustafa Kemal Paşa’nın azline karar vermişti. Ancak, karar henüz kesinleşmemişti. Bu arada, Mustafa Kemal Paşa 28 Haziran’da tekrar bir vesile ile İstanbul’a çağrıldı. Ardından, hem 2. hem de 3. Ordu Müfettişleri yeniden İstanbul’a çağrıldılar. Ancak, Mustafa Kemal Paşa bu çağrıya da riayet etmedi. Bu sırada, 3 Temmuz’da beraberindekilerle birlikte, coşkulu gösteriler arasında Erzurum’a vardı. Nihayet 7/8 Temmuz gecesi padişah kendisini son defa İstanbul’a davet etti. Mustafa Kemal Paşa yine kabul etmedi. Padişah da azil kararını imzaladı. Bu karar kendisine 8 Temmuz’da resmen bildirildi. Bunun üzerine, Mustafa Kemal Paşa aynı anda, hem Müfettişlik görevinden, hem de askerlikten istifa ettiğini bildirdi. (1)

Böylece, Milli Mücadele’nin en buhranlı anlarından birinde, “ferd-i millet” olarak mücadelesine devam etme kararını aldı. Mustafa Kemal Paşa’ya, başta 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa olmak üzere hemen bütün komutanlar yanında olduğunu bildirdiler. Diğer taraftan, 15 Temmuz’da Paris’ten dönmüş olan Damat Ferit Paşa 20 Temmuz 1919’da, Paris Barış Konferansı’nda bulunduğu altı haftalık süre zarfında Anadolu’da baş göstermiş olan karışıklığın çok teessüfe değer olduğunu bildiren bir tamim yayınlayarak, Erzurum Kongresi hazırlıklarına karşı tavır aldı. Aynı gün hükümet istifa etti. Yeni hükümeti kurma görevi yine Damat Ferit Paşa’ya verildi. 21 Temmuz’da Damat Ferit Paşa üçüncü defa hükümeti kurdu. Yeni hükümet mülki ve askeri memurlardan, Anadolu’da karışıklık çıktığı ve Kanun-i Esasi’ye muhalif olarak Meclis-i Mebusan namı altında toplantılar tertip edildiği beyanıyla, Kongre toplama girişimlerinin men edilmesini istedi. Arkasından, 29 Temmuz’da toplanan Meclis-i Vükela, Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey’in derhal yakalanarak İstanbul’a gönderilmesi hakkında bir karar aldı ve bu kararı mülki memurluklara bildirdi. (2)

Böyle bir ortamda, 10 Temmuz’da toplanması kararlaştırılan, ancak hazırlıklar tamamlanamadığından ertelenen Erzurum Kongresi, 2. Meşrutiyet’in ilanının, yıldönümü olan 23 Temmuz 1919’da açıldı. Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Bey’in kongreye katılabilmeleri için Cemiyetin Umumi Katibi Cevat (Dursunoğlu) Bey’le Kazım (Yurdalan) Bey merkez delegeliklerinden istifa etmişlerdi. Kongreye altı Doğu ili; Erzurum, Elazığ, Van, Bitlis, Sivas ve Diyarbakır’dan 63 delege katıldı. Yalnız Elazığ, Diyarbakır ve Mardin delegeleri, hükümetin emri ve valilerin baskısı yüzünden gelemedi. Mustafa Kemal Paşa, 38 oyla Kongre başkanlığına seçildi. (3) Kongre, alınan kararları yürütmek üzere dokuz kişilik bir Heyet-i Temsiliye seçti, başkanlığına da Mustafa Kemal Paşa getirildi. Ayrıca, Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuku Milliye Cemiyeti yerine, Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuş ve bu Cemiyetin de başkanlığına Mustafa Kemal Paşa seçilmiştir. (4) 7 Ağustos’a kadar süren kongre çalışmaları sonucu alınan kararlar, on maddelik bir beyanname halinde neşredildi. Bu kararlar orijinal haliyle aşağıdaki gibidir.

                                                     Erzurum Kongresi Beyannamesi (5)          

                                                                      7 Ağustos 1335/1919

  • Trabzon ve Canik Sancağı ile Vilâyat-ı Şarkiyye namını taşıyan Erzurum, Sivas, Diyarbakır, Mamüretü’l-aziz, Van, Bitlis vilâyâtı ve bu saha dahilindeki elviviye-i müstakille hiçbir sebep ve bahâne ile yekdiğerinden ve câmia-ı Osmaniyye’den ayrılmak imkânı tasavvur edilmeyen bir küll dür. Saâdet ve felâkette iştirak-ı tammı kabul ve mukâdderâtı hakkında aynı maksadı hedef ittihaz eyler. Bu sahada yaşayan bi’l-cümle anâsır-ı İslâmmiyye yekdiğerine karşı mütekabil bir his-i fedakârî ile meşhûn ve vaziyet-i ırkiyye ve ictimâiyyelerine riâyetkar öz kardeştirler.
  • Osmanlı vatanının tamamiyeti ve istiklâl-i millîmizin temini ve makam-ı saltanat ve hilâfetin masumiyeti için Kuvâ-yı Milliyye’yi âmil ve irâde-i milliyeyi hakim kılmak esastır.
  • Her türlü işgal ve müdahale Rumluk ve Ermenilik teşkili gayesine matuf telâkki edileceğinden müttehiden müdâfaa ve mukavemet esası kabul edilmiştir. Hâkimiyet-i siyasiyye ve muvâzene-i içtimaiyyeyi muhlil olacak surette anâsır-ı Hıristiyaniyye’ye yeni bir takım imtiyaz îtâsı kabul edilmeyecektir.
  • Hükûmet-i merkeziyyenin bir tazyik-i düvel karşısında buraları terk ve ihmal iztirarında kalması ihtimaline göre makam-ı hilafeti ve saltanata merburiyeti ve mevcudiyeti ve hukuk-ı milliyeyi kâfil tedabir ve mukârrerât ittihâz olunmuştur.
  • Vatanımızda öteden beri birlikte yaşadığımız anâsır-ı gayr-ı müslimenin kavânîni devlet-i Osmaniyye ile müeyyet hukuk-ı müktesiblerine tamamiyle riayetkârız. Mal ve can ve ırzlarının masuniyeti zaten muktezâ-yı diniyye ve an’anât-ı milliyye ve esasât-ı kanuniyyemizden olmakla, bu esas kongremizin kanâat-ı umumiyyesiyle de teeyyüd eylemiştir.
  • Düvel-i İltilafiye’ce mütarekenin imza olunduğu 30 Teşrîn-i Evvel 1334 tarihindeki hududumuz dahilinde kalan ve her mıntıkasında olduğu gibi Şarkî Anadolu vilâyetlerinde ve ekseriyet-i kahireyi İslâmlar teşkil eden ve harsî, iktisadî kardeş olan ve din ve ırkdaşlarımızla meskûn memalikimizin mukasemesi nazariyesinden bi’l-külliye sarf-ı nazarla, mevcudiyetimize hukuk-ı tarihiyye, ırkiye ve dinimize riâyet edilmesine ve bunlara mugayir teşebbüslerin terviç olunmamasına ve bu suretler tamamıyla hak u adle müstenid bir karara intizâr olunur.
  • Milletimiz insanî, asrî gayeleri tebcil ve fennî, sınaî ve iktisadî hal ve ihtiyacımızı takdir eder. Binâenaleyh devlet ve milletimizin dahilî ve haricî istiklâl ve vatanımızın tamamisi mahfuz kalmak şartiyle, 6ncı maddede musarrah hudud dahilinde, milliyet esaslarına riâyetkâr ve memleketimize karşı istilâ emeli beslemeyen herhangi devletin fennî, sinaî, iktisadî muavenetini memnuniyetle karşılarız ve bu şerâit-i âdile ve insaniyyeyi muhtevi sulhun da âcilen tekarrürü selâmet-i beşer ve sükûn-ı âlem namına ahass-ı âmâl-i milliyyemizdir.
  • Milletlerin kendi mukadderâtını bi’z-zat tayin ettiği bu tarihî devirde, hükûmet-i merkeziyyemizin de, irâde-i milliyeye tâbi olması zaruridir. Çünkü irâde-i milliyyeye gayr-i müstenid herhangi bir hey’et-i hükûmetin indî ve şahsî mukârrerâtı milletçe muta olmadıktan başka, haricen de muteber olmadığı ve olamayacağı, şimdiye kadar mesbuk ef’âl ve netayiç ile sabit olmuştur. Binâenaleyh, milletin içinde bulunduğu hali zecrât ve endişeden kurtulmak çarelerine bizzat tevessülüne hacet kalmadan hükûmet-i merkeziyyemizin Meclis-i Milli’yi hemen ve bilâ ifate-i an toplaması ve bu suretle mukâdderât-ı millet ve memleket hakkında ittihâz eyleyeceği bi’l-cümle mukarreratı Meclis-i Milli’nin arz etmesi mecburidir.
  • Vatanımızın maruz kaldığı âlâm ve hadisât ile ve tamamen aynı maksatla vicdân-ı millîden doğan cemiyetlerin ittihâd ve ittifaklarından hâsıl olan kitle-i umûmiyye bu kerre (Şarkî Anadolu Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti) ünvânı ile tesvim olunmuştur. İşbu cemiyet, her türlü fırkacılık cereyanlarından külliyen âridir. Bi’l-cümle İslâm vatandaşlar cemiyetin azâ-i tabiiyesindendir.
  • Kongre tarafından müntehâb bir (Heyet-i Temsîlliyye) kabul ve köylerden bi’l-itibâr vilâyet merkezine kadar mevcut teşkilât-ı milliyye tavhid ve teyid olunmuştur.
  •                                                                                                                  Erzurum Kongre Hey’eti

      Atatürk İle İlgili Arşiv Belgeleri (1911-1921), Ankara, 1982, s. 167-170, Belge No. 61.

    Erzurum Kongresi yukarıda aldığı kararlarla, bölgesel kongreden çok genel bir kongre hüviyeti kazanmıştır. Nitekim burada alınan kararlar daha sonraki tüm gelişmeleri etkilemiştir. Memleketin her tarafına ve işgalci güçlerin temsilcilerine gönderilmiş olan bu kararlarda, vatan sınırları belirtilerek vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı ilan edilmekte ve kayıtsız şartsız istiklâl ve milli hâkimiyet benimsenmekteydi. Ayrıca, işgalci güçlere de Türklerin ata yurdunun işgal edilemeyeceği anlatılmak istenmekteydi.

    Kongre bu şekilde çalışmalarını tamamladığı sırada Harbiye Nezareti’ne getirilmiş olan Süleyman Şefik Paşa, 15 Ağustos’ta bir tamim ile tüm Kolorduların ve askerlik Şube Başkanlarının şifre ile haberleşmelerini istedi. Ardından 16 Ağustos’ta da Ordu Müfettişliklerini kaldırdı. Ağustos ayı sonunda ise Kolordu Komutanlıklarına yeni tayinler gerçekleştirdi. 3 Eylül’de Dahiliye Nazırı Adil Bey ve Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa, Elazığ Valisi Ali Galip’ten, tekrar Sivas’a hareketle Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklanması ve Sivas Kongresi’nin toplanmasına engel olmasını istedi. (6)

    Bütün bu gelişmelere rağmen Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi çalışmalarını tamamladı. Bir müddet sonra, 29 Ağustos’ta, Sivas’a gitmek ve kongreyi toplamak üzere Erzurum’dan ayrıldı. 2 Eylül 1919’da Sivas’a vardı. Burada kendisi yine halkın coşkun gösterileriyle karşılandı.

    Kaynakça

    1. Bu konularda geniş bilgi için bkz. Gökbilgin, A.g.e., s. 167 vd.; Atatürk, A.g.e., s. 40 vd.; Cevdet R. Yularkıran, Reşit Paşa'nın Hatıraları, İstanbul, 1939, s. 59 vd.

    2. Atatürk İle İlgili Arşiv Belgeleri, 1911-1921, Ankara, 1982, s. 53.

    3. Fahrettin Kırzıoğlu, Erzurum Kongresi, Ankara, 1993, s. 216.

    4. Ayrıca, Erzurum Kongresi için bkz. Mahmut Goloğlu, Erzurum Kongresi, Birinci Kitap, Ankara, 1968, s. 64; Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele, İstanbul, 1976, s. 469; Atatürk, A.g.e., s. 64. vd.; Cevat Dursunoğlu, Mili Mücadelede Erzurum, Ankara, 1946, s. 107 vd.

    5. Bu metin, Prof. Dr. Fatma Acun tarafından hazırlanmıştır.

    6. Atatürk, A.g.e., s. 127-129; Karabekir, A.g.e., s. 203. Adnan Sofuoğlu; "Damat Ferit Paşa Hükümetlerinin Milli Mücadeleye Karşı Girişimleri ve Son Olarak Kuvay-ı Seferiye Adıyla Yeni Bir Askeri Birlik Oluşturma Çabası", Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt 18, S. 52(2002), s. 44-47.

     

    Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 5 Nisan 2017 Çarşamba günü yayınlanmıştır .

    Görüşler

    *