Anıtkabir Yapılacağı Yerin Seçimi - Proje Yarışması

Anasayfa »

  1. Atatürk Makaleleri »

Anıtkabir Yapılacağı Yerin Seçimi - Proje Yarışması

Atatürk gömüleceği yer konusunda bir vasiyette bulunmamıştı. Ancak 1923 yılında bir sohbet sırasında, "Elbet bir gün öleceğim, beni Çankaya'ya gömer, hatıramı yaşatırsınız" demiş ve ardından ısrarlı olmadığını belirtmek için de "Beni milletim nereye isterse oraya gömsün. Fakat benim hatıralarımın yaşayacağı yer Çankaya olacaktır" şeklinde konuşmuştur.

Geçici kabrinde bekletilen Atatürk'ün nereye defnedileceği mevzusu uzun tartışmalara neden olmuştur.15 Ata'ya yakışır bir kabir yapılması amacıyla 16 Aralık 1938 tarihinde Başbakanlık Müsteşarı başkanlığında; İç İşleri, Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanlıkları ile Genel Kurmay Başkanlığı temsilcilerinden müteşekkil bir komisyon oluşturulmuştur. Kabrin yerinin tespiti için ise 17 kişiden oluşan ayrı bir komisyon görevlendirilmiştir. (16)

Anıtkabir'in yapımıyla ilgilenmek üzere oluşturulan CHP Parti Komisyonu azaları tarafından (Münir Çağıl, Süreyya Örgeevren, Rasih Kaplan, Mazhar Germen, Sami Uzel, Refet Canıtez, İsmet Eker, Mazhar Müfit Kansu, Nafi Atuf Kansu, Tevfik Tarman ve Mitat Aydın) Parti Grubu Başkanlığı'na sunulan bir raporla, Anıtkabirin Rasattepe'de yapılması istenmiş ve bu isteğin gerekçeleri de belirtilmiştir. Raporda dikkat çeken bazı hususlar özetle şu şekildedir: Anıtkabir'in yapılması ile ilgili hazırlanan bütün raporlar ve belgeler incelenmiştir. Ortak kanaat; yapılacak kabrin şehrin dışında, sakin, manzarası güzel, şehrin her yerinden görülebilen, büyük toplantılara müsait, ziyareti kolay bir yerde olması yönündedir. Heyetimiz de aynı fikirdedir. Komisyonumuz, yer konusunda gelen öneriler içerisinde bulunan; Yeşiltepe, Etnografya Müzesi önü, Timurlenk Tepesi, Gençlik Parkı, Kale İçi, Çankaya, yeni meclis binası arkasındaki tepe ve Askeri Rasadat-i Havaiye binasının bulunduğu tepeyi tetkik etmiştir. Bu alanlardan sadece Rasat Tepesi her yere hâkim ve Ankara'nın her yerinden görülebilir konumdadır. Kabir için gereken şartları taşımaktadır. Bu tepede saha geniştir, toprak ve arazi her türlü inşaata müsaittir. Bu sonuçla Rasattepe'nin Anıtkabir için en uygun yer olduğu komisyonca kabul edilmiştir. (17)

Aynı raporda, alınan bu karara katılmayan heyet azalarının da olduğu görülmüştür. Falih Rıfkı Atay, Ferit Güven, Salah Cimcoz alınan karara karşı duran azalardır. Bu grubun savunması özetle şu şekildedir: Bir şehir planlamacısı, iki mimar, bir heykeltıraş ve çeşitli uzmanlara Rasattepe ile ilgili fikirleri sorulmuştur. Danışılanlar, Etnografya Müzesi'nin olmaması yönünde hemen hemen ortak fikre sahiptirler. Rasattepe de bu uzmanlarca uygun görülmemiştir. Zaten Rasattepe için önceden olumlu görüş bildiren ve ilk raporları hazırlayan uzmanlardan Ankara'da bulunanlar dahi bu görüşlerinden vazgeçmişlerdir. Uzmanlar, çoğunlukla Çankaya seçeneğini olumlu karşılamışlardır. Atatürk'ün bütün hayatı Çankaya'da geçmiştir. Yer; şehrin her tarafına hâkimdir. Milli Mücadele'nin, devletin kuruluşunun, inkılâpların hatıralarını taşıyan bir alandır. Maddi-manevi bütün ihtiyaçları karşılayacak niteliktedir. Ata'nın Çankaya'dan ayrılması için bir sebep yoktur ve Anıtkabir Çankaya'da inşa edilmelidir. (18)

Komisyon içerisinde yer alan ve Çankaya konusunda en istekli olan kişi Falih Rıfkı Atay olmuştur. Atay'ın iddiasına göre Atatürk, ölümünden önce, Çankaya Köşkü'nün yanındaki bir kayanın altına gömülme isteğini dile getirmiştir. Afet İnan ve Hasan Rıza Soyak da bu vasiyete şahit olmuşlardır. Atay'ın bu vasiyeti dile getirmesi pek fazla rağbet görmemiştir ve İnönü, kısa sürede Çankaya Köşkü'ne taşınarak bu isteğin tamamen atıl kalmasına neden olmuştur. (19)

Yakup Kadri Karaosmanoğlu da anılarında Atay'ın Çankaya isteğinden bahsetmiş, Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Kemal Gedeleç'in ısrarlı çabaları sonrasında kabrin Rasattepe'ye yapıldığını ve Gedeleç'in kendisinin de bu bölgede bulunan arsalarının değer kazandığını iddia etmiştir. Karaosmanoğlu ayrıca, Anıtkabir inşaatının baştan savma bir iş gibi komisyona havale edilmesini de eleştirmiştir. (20) 

Bütün bu tartışmaların sonucunda, inşaatın Rasattepe mevkiinde başlatılması 1939 yılı Haziran ayında kararlaştırmıştır. (21)

Anıtkabir'in yer tespitinin ardından sıra, yapılacak binanın hangi mimari karakterde olacağı konusuna gelmiştir. Bu amaçla, 20 Aralık 1939 tarihinde, Başbakanlıkta kurulan komisyon tarafından uluslararası bir yarışma kararı alınmıştır. (22) 1 Mart 1941 tarihinde uluslararası mimari proje yarışması başlatılmıştır. Yarışmaya katılacak projelerin nitelikleri ise şu şekilde belirlenmiştir:

1. Anıt, bir ziyaret yeri olacaktır. Ata'nın huzuruna büyük bir şeref holünden girilecek,
ziyaretçiler Atatürk'ün önünde duracaklar ve ona saygılarını sunacaklardır.
2. Bu anıt; Atatürk'ün asker, devlet başkanı, siyasetçi ve bilim adamı oluşunun, yapıcı ve
yaratıcı dehasının simgesi olacaktır.
3. Anıtkabir'in yakından görüldüğü kadar uzaktan da görülmesi etkili çizgilerle
sağlanacaktır. Mimari motifler, kudreti anlatacak eserler biçiminde oluşturulacaktır.
4. Atatürk'ün adı ve kişiliği altında Türk Devleti sembolize edileceği için, Türk Milleti'ne
saygı göstermek isteyenler, Atatürk'ün kabri önünde eğilerek bu duygularını belirteceklerdir.
5. Anıtkabir'de bir şeref holü bulunacaktır. Ziyaretler bu hol üzerinden yapılacaktır. (23)

Açılan yarışmaya 20'si Türkiye'den olmak üzere toplam 49 proje dahil olmuştur. Türkiye'nin dışında; Almanya'dan 11, İtalya'dan 7, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslavakya'dan eserler katılmıştır. (24) 

Yarışmaya katılan eserlerin dışında, katılımda bulunmak için çok sayıda başvurunun da olduğu göze çarpmaktadır. Bu tip başvurulara örnek teşkil etmesi adına; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği'ne 25 Mart 1939 tarihinde, Arslan Ataman imzasıyla Trabzon'dan gelen(EK 1) ve 1 Nisan 1942 tarihinde Halk Partisi Başkanlığı'na hitaben gönderilmiş olan Lütfi Saygıner'e ait(EK 2) iki Anıtkabir projesi öne çıkmaktadır. Her iki mektuba proje çizimleri de eklenmiştir. Ayrıca yarışma sürecinde, dünyanın değişik ülkelerinden, projeye katılmak veya konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyen çok sayıda mimarın başvuruda bulunduğu da görülmüştür. (25) 

3 Mart 1942 tarihinde yarışma sona ermiş ve 23 Mart 1942 tarihinde seçici kurul kararını vermiştir. (26)

Seçici kurulun ardından, 7 Mayıs 1942 tarihinde toplanan Bakanlar Kurulu, Anıtkabir inşaatı ile ilgili yapılan proje yarışmasının sonuçlarını ve verilecek ödülleri ilan edilmiştir. Karar göre: Profesör Emin Onat ve Doçent Orhan Arda'ya ait olan 25 sıra ve 60927 hüviyet numaralı proje birinci seçilmiş, Profesör Yohannes Kruger'e ait 9 sıra ve 21472 hüviyet numaralı proje ile Profesör Arnaldo Foschini'ye ait 44 sıra ve 14916 hüviyet nolu proje ikinci seçilmiştir. Bu projelerden hiçbirisi doğrudan tatbike uygun görülmemiş, tadil gerekliliği belirtilmiş ve birinci olan eserin de tatbik edilmemesi kabul edilmiştir. Mansiyon kazanan 5 projenin de satın alınması kararlaştırılmış, birinci seçilen projeye 4.000, ikinci sayılan projelere 2000'er ve dereceye giren beş projenin sahibinin her birine de 1.000'er lira verilmesi kararlaştırılmıştır. (27)

15 Altan Öymen, Öfkeli Yıllar, Doğan Kitap, İstanbul 2010, s. 402.
16 Evliyagil, age, s. 50.
17 Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA), 30..10.0.0/1.8..14.
18 BCA, 30..10.0.0/1.8..14.
19 Ahmet Akgül, Bizim Atatürk, Bilge Karınca Yayınları, İstanbul 2006, s. 284-285.
20 Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Politikada 45 Yıl, İletişim Yayınları, İstanbul 2009, s. 142.
21 Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi(TBMMTD), 1 Mart 1950, 8. Dönem, C. 25,TBMM Basımevi, Ekler Bölümü, s. 8/1-9.
22 TBMMTD, 26 Aralık 1947, 8. Dönem, C. 8, Ekler Bölümü, s. 3/206.
23 Evliyagil, age, s. 50., Ayrıca Bakınız: Acun, age, s. 302.
24 Evliyagil, age, s. 50.
25 BCA, 490..1.0.0/1435.743..1.
26 Evliyagil, age, s. 50.
27 BCA, 30..18.1.2/98.40..11.

Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 4 Kasım 2015 Çarşamba günü yayınlanmıştır , son olarak da 29 Haziran 2016 Çarşamba tarihinde güncellenmiştir .

Görüşler

*