1. Dünya Savaşı Öncesi Avrupa'nın Durumu

Anasayfa »

  1. Cumhuriyet Savaşları »

1. Dünya Savaşı Öncesi Avrupa'nın Durumu

Avrupa'nın siyasi coğrafyasını alt üst eden Napolyon ordularının yenilmesinden sonra, 1815 yılında yapılan Viyana Kongresi ile Avrupa'ya ve geniş anlamda dünyaya yeni bir düzen getirilmiş, yeni bir güçler dengesi kurulmuştu.

"Avrupa Uyumu" ya da daha genel bir ifadeyle "Matternich Sistemi" adı verilen bu denge, Avusturya'nın kıtadaki başat rolüne ve kıtasal üstünlüğüne dayanıyordu. Ancak, bir yandan ihtilal sonrası ortaya çıkan ve tüm Avrupa'yı saran fikirler, diğer yandan bu fikirlerin de etkisiyle İtalyan ve Alman birliklerinin kurulması, Viyana Kongresiyle kurulan güçler dengesini temelinden değiştirdi.

Avrupa uyumunun dayandığı temel güçlerin 19. yüzyılın sonlarına doğru teker teker yıkılması, belki de, dünya savaşının nedenlerini arama çabalarının çıkış noktasıdır. Modern makine endüstrisi, gelişmekte olan Avrupa devletlerinin dikkatlerini iç sorunlara çevirmiştir. Endüstri ve ticaret devrimlerinin ürünü olan barışçı anlayış, yüzyılın sonlarına doğru kendini hissettiren "ekonomik koruyuculuk ve milliyetçilik" anlayışlarının da zorlamasıyla kısa ömürlü olacaktır.

Avrupa uyumunun ikinci dayanağı, Viyana Kongresi'ne katılan devletlerin yöneticileri arasında görülen ayaklanmalara karşı ortak tutumdu. Avrupa monarşileri bu konuda bir görüş birliğine varmışlardı. Ancak, kongreden hemen sonra Yunan isyanında ve sonrasındaki ayrılıkçı hareketlerde görüldüğü gibi, yüzyılın sonunda "ulusal çıkarlar" uğruna monarşiler arası dayanışma ortadan tamamen kalkacaktır. Üçüncü olarak, Osmanlının temsil ettiği Asyalılık ve Müslüman kimliğine karşı Avrupa'nın ortak savunulması düşüncesi, Avrupa'da bir uyum oluşumunu beraberinde getiriyordu. Uluslararası ilişkilerin gerçeğine pek de uymayan bu yapay ve ilkel dayanışma yine 19. yüzyılın sonlarına doğru yıkılmaktan kurtulamadı. (1)

Avrupa uyumunun yıkılması ve bastırılmaya çalışılan ihtilal ürünü fikir ve düşüncelerin yaygınlaşması sonucu, Avrupa'nın geleneksel süreklilik ve değişiklik güçleri arasında bir kayma yaşanacaktır. Özgürlükçü, daha geniş seçmen kitlesi, temsili parlamenter kuruluşlar ve güçlü merkezi otorite yoluyla istikrar arayan liberal kurumlar, sınıflar ve fikirler, dönemin süreklilik arz eden güçleri olacaklardır. Kongre sonrasında yaşanan ve 1848'e kadar bütün Avrupa'yı etkisi altına alan devrimlerle anayasal haklar ve toplumsal reform isteyen liberal hareketler, 1870 sonrasında sanayileşmeye paralel olarak gelişen sendikal hareketlerle tabana yayılarak eksiksiz bir demokrasi, yeni ekonomik örgütlenme talepleri ve yeni değişim güçleri olarak sahneye çıkacaklardır.

Diğer yandan 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren düzenli ve göz alıcı biçimde gelişen küresel ekonomi, giderek çok sayıda bölgeyi, Batı Avrupa, özellikle de İngiltere üzerinde yoğunlaşan okyanus ve kıtalar ötesi ticaret ve maliye ağının içine çekmiştir. İngiltere'nin ekonomik hegemonya kurduğu bu yıllar boyunca ulaşım ve haberleşmede çok önemli gelişmeler olmuş, sanayi teknolojisi giderek daha büyük bir hızla bir bölgeden öbürüne aktarılmış, imalat veriminde çok büyük atılım yapılmış, bu da tarıma elverişli toprakların ve yeni hammadde kaynaklarının yaratılmasını teşvik etmiştir. (2) 1870 sonrasında siyasal birliğini tamamlayan Almanya'nın baş döndüren bir hızla bu alanlarda İngiltere'yle rekabete girmesi ve II. Wilhelm'le bu rekabetin sömürgelere taşınması, zorluklarla sağlanan güç dengesini temelinden sarstı. (3)

KAYNAKÇA

1. Avrupa Uyumu ve dayandığı temellerin yıkılması hakkında bkz. Oral Sander, Siyasi Tarih, Ankara, 1984, s. 172-173.

2. Paul Kennedy, Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri (16. Yüzyıldan Günümüze Ekonomik Değişim ve Askeri Çatışmalar), Çeviren:Birtane Karanakçı, İstanbul, 2002, s. 185.

3. Dünya imalat verimliliği ve kişi başına sanayileşme düzeyleri hakkında bkz. A.g.e., s. 191-192. Ayrıca bkz. 1870'te zaten dünya sanayi üretiminin %13üne sahip olan Almanya ile toplam üretimin %23'ünü elinde bulunduran ABD'nin durumları daha da güçlenerek,. 

Bu makale belirtilen kaynakçalara göre yeniden yazılarak, tarafından 20 Haziran 2016 Pazartesi günü yayınlanmıştır , son olarak da 29 Haziran 2016 Çarşamba tarihinde güncellenmiştir .

Görüşler

*