Atatürk Makaleleri

Atatürk Devrimleri

Milli Mücadele'nin önderi ve aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk aynı zamanda bir çok alanda yeniliklerin de temelini bizzat kendisi atmıştır. Cumhuriyetin ilanı ile Osmanlı İmparatorluğu'nun çok uluslu ve teokratik yapısı yıkılmış, yerine laik ve demokratik bir ulus devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atılmıştır. Lakin bunun sadece sözde veya yazılı metinlerde kalmaması için toplumu da içine dahil eden bir çok yenilik yapılmıştır.

Atatürk Devrimleri'nin Amaçları

Milli Mücadele yılarından başlayarak halktan aldığı destekle verilen mücadelede Baş Komutan olarak Cumhuriyet'in temellerinin atılmasında en büyük özveriyi gösteren Gazi Mustafa Kemal, Osmanlı İmparatorluğu'nun teokratik ve çok uluslu yapısı yerine, laik, demokratik ve ulus devlet yapısının hakim olduğu bir Türkiye Cumhuriyeti'nin özlemini duyuyordu.

Atatürk İnkılapları Nelerdir?

Atatürk İnkılapları Cumhuriyet'in İlan edilmesinden önceki birkaç yılı ve Cumhuriyet'ten sonra 1933 yılına kadar yapılmış olan devrimleri ve yenilikleri kapsar.

Saltanatın Kaldırılması

19 Mayıs 1919'da Samsun'da başladığı Kurtuluş Mücadelesi'ni Büyük Millet Meclisi'ni toplayarak tüm ulusa anlatmayı başarabilen Mustafa Kemal ve arkadaşlarının önündeki en büyük engellerden birisi Saltanat idi. Girilen Kurtuluş Mücadelesi sonrası zafere ulaşan milletin boynundaki en büyük zincir Saltanattı.

Halifeliğin Kaldırılması

Halifelik İslam ülkeleri arasında bir nevi yetki ve karar pozisyonu demekti ve bu son olarak Osmanlı İmparatorluğu'nda padişahın elinde bulunuyordu. Yavuz Sultan Selim'in Memlüklüler'i yenilgiye uğratması ile Osmanlı'nın idaresine geçen halifelik 3 Mart 1924'te Halifeliğin Kaldırılması'na kadar bu topraklarda kalmıştı.

Cumhuriyet'in İlanı

Mustafa Kemal Osmanlı Hükümeti'nden aldığı emirler Samsun'da ortaya çıkan sorunları gidermek için bir gemi ile Samsun'a gönderilir. 19 Mayıs 1919'da çıkılan bu yolculuk aynı zamanda Milli Mücadele'ye doğru adım attığı en ciddi yolculuk olacaktır. Samsun'a gidişinin ardından yurdun bir çok ilinde kongreler düzenleyen Mustafa Kemal arkasına yoğun bir halk desteğini de alarak Milli Mücadele'yi örgütlemeye başlamıştır.

Atatürk ilkeleri Temel ilkeler Nelerdir?

Atatürk ilkeleri, Atatürk'ün yapmış olduğu devrimlerin temeli, esasını oluşturan fikir ve görüşlerin en temel, en sade şekilde dışa vurulmuş halidir diyebiliriz. Temel Atatürk İlkeleri'nin amacı bütün bir toplumun refahını ve yaşan standartlarını yükselterek çağdaş medeniyetler düzeyinin de üzerine çıkarmaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet tam bağımsız be bir bütün olarak kalması için taviz verilemeyecek olan ilkeler bütünü diyerek de adlandırmak mümkündür.

Atatürk ilkeleri Bütünleyici İlkeler Nelerdir ?

Atatürk'ün Temel İlkeleri'nin (Cumhuriyetçilik, Laiklik, Halkçılık, Milliyetçilik, Devletçilik, İnkılapçılık) yaşayabilmesi Bütünleyici İlkeler olmadan düşünülemez. Bütünleyici ilkeleri, 6 temel ilkenin birer birer ele alınmasında düşünce sistemini tamamlayan ilkeler olarak görebiliriz.

Atatürk İnkılapları Laiklik

Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını, devletin tüm yurttaşlarının inanç gerekliliklerini yerine getirmesinde onlara yardımcı olmasını ve haklarını korumasını, hangi dine mensup olursa olsun bir yurttaşın herkes kadar eşit haklara sahip olmasını ve devlet işlerinde bilimin ve aklın söylediklerinin dışındaki her şeyi reddetmeyi içerir.

Şapka ve Kıyafet İnkılabı

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'in sadece bürokraside getirdiği yenilikleri değil, yurttaşların da yaşayabileceği daha insani, daha medeni ve daha çağdaş yepyeni bir düzenle gelmesini arzu ediyordu. Bunun için Cumhuriyet'in ilanından hemen sonra hiç dur durak bilmeden toplumun en tabanına inecek devrimleri ile bir milletin yeniden doğuşuna imzasını attı.

Tekke, Zaviye ve Türbelerin kapatılması

Osmanlı döneminde tarikatların faaliyetlerini yürüttükleri yerler resmi kapsam içerisindeydi ve devlet kontrolünden de uzaktı. Bunlardan büyük olanlara tekke denirken, küçüklerine ise zaviye deniyordu.

Lakap ve Unvanların Kaldırılması

Osmanlı zamanında soyadı gibi bir kavram bulunmuyordu ve bu nedenle de Bey, Paşa gibi unvan ve Lakaplar kullanılıyordu. Bu lakap ve unvanların çıkışı ise aslında Ortaçağ'da halklar arasındaki eşitlik anlayışının iyice kaybolması ve farklı sınıfların ortaya çıkmasına dayanıyor.

Soyadı Kanunu

Osmanlı'da unvan ve lakaplar halkın arasında eşitsizliğe yol açabilecek önemli konulardan birisi idi ve ayrıca resmi bir geçerliliği de yoktu. Özellikle de resmi işlerin yürütülmesinde belirleyici bir farkın olmaması bir çok karışıklığa neden oluyordu ve bu da soyadının gerekliliğini ortaya çıkarmıştı.

Ankara'nın Başkent Olması

Temsil Heyeti'nin 1919'da Ankara'ya gelerek Milli Mücadele'nin en önemli idari merkezi haline getirmiş oldukları Ankara'da 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile Cumhuriyet'e giden ilk önemli adımlar atılmış oldu.

Atatürk Devrimleri Kronolojisi

Atatürk Devrimlerinin Tarih Sıralamasına Göre Kronolojik Sıralaması